
Boğazında şal, elinde mendil olmak varken
Hüznümün gözyaşları damla damla düşüyor
Gökler boşandı sanki ama biz sevdalımla ikimiz,
Özlem yangınlarına düşmüşüz, yanıyoruz!
Hayâl meyal gördüğümüz yok, gökler boşandı
Hüznümüzün gözyaşları art arda sıralandı.
Hasret midir, özlem midir çatlamak üzereyim;
Bu güneş daha kime günaydın diyor, nerde kaldı?
Çilemizin zor yumakları, söyle, ne zaman açılacak?
Hayat su gibi akıyor, üstelik acımasız, farkındayım.
Her yağmur sonu görünecek gökkuşağında umudum,
Bu yağmur durmasa da sonsuza kadar sözümün ardındayım
Beklemek kalbimi örseleyen sevimli derdim,
Beklemek ne zor bir şeymiş? böyle derdim.
Beklemek en soylu umudum oldu şimdi:
Bir yağmurların dinmesini, bir de ansızın gelmeni
Her yağmur sonu görünecek gökkuşağında umudum,
Bu güneş daha kime günaydın diyor, nerde kaldı?
Hasret midir, özlem midir çatlamak üzereyim;
Ufukta güneşim göründü, bulutlar aralandı
2 Kasım 2006
Oyhan Hasan BILDIRKİ



0 commentaires à “Boğazında Şal, Elinde Mendil Olmak”