
Papatya tarlasındayım şimdi, yanımda sevdiğim
Güneş de ha battı, ha batacak
Dolunay durur mu sanki?
O da en yüce tepeye kurulacak birazdan.
Papatya falına baksam da,
Seviyor, seviyor, seviyor değil benim derdim,
Sevdiğini biliyorum.
Söyler misin bir tanem, canım benim
Söyler misin?
Ömrümün kırk yılını kilitlemişim sensiz,
Aşkını kapının dışında bırakabilir misin?Senin elinde, yüzünde, benim saçlarımda rüzgâr
Ufukta cıvıl cıvıl son kuşlar
Şarkımızın en tatlı yerinde zaman donuyor;
Kare kare bütün hikâyemiz tekmili birden
Denize düştükçe halkalanıyor;
Tutkunu olduğum mavi gökyüzü,
Alçaklı yüksekli bütün dağlar,
Büyüğünden küçüğüne okyanuslar,
Bu taraftakiler, Kaf Dağının ardındakiler
İkimizi öğreniyor.
Söyler misin bir tanem, canım benim
Söyler misin?
Ömrümün kırk yılını kilitlemişim sensiz,
Aşkını kapının dışında bırakabilir misin?
Gözlerin gözlerimde, gözlerin gözlerimde
Gençlik günlerimizin parıltısını arıyor.
Uğruna yandığım kalbin kalbimde,
Anılarımızın izlerini buluyor.
Söyler misin bir tanem, canım benim
Söyler misin?
Ömrümün kırk yılını kilitlemişim sensiz,
Aşkını kapının dışında bırakabilir misin?
En güzel günler bizim şimdi,
Rüyâdan gerçeğe uyanmışız.
Anlatacak çok şeyimiz var demek ki
Papatyaların arasında uzanmışız.
Güneş gitse, dolunay var;
Dolunay görünmese, güneş çıkar
Söyler misin bir tanem, canım benim
Söyler misin?
Ömrümün kırk yılını kilitlemişim sensiz,
Aşkını kapının dışında bırakabilir misin?
19 Eylül 2006
Oyhan Hasan BILDIRKİ



0 commentaires à “Ömrümün Kırk Yılı”